Perşembe günkü TCMB toplantısı için ilginç olan uzun süredir ilk kez iki değil üç seçeneğin masada olması.


ÜMİT AKÇAY |

Bu yılın başında bir Twitter odası sohbetinin başlığını ‘Mart düğümü’ olarak koyduğumuzda elbette henüz savaş gündemi yoktu. Ancak bu düğümün önemli parçalarından biri olarak ekonomik doğrultunun ne olacağı konusuna değinmiştik. Bilindiği gibi TCMB faiz indirimi yaptığı son toplantıda, 2022’nin ilk çeyreğinde para politikası çerçevesinin yeniden gözden geçireceğini açıklamıştı. Bu bağlamda 17 Mart’taki TCMB Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı giderek önemli hale geliyor.

Batı Safları Sıklaştırıyor

Rusya’nın Ukrayna’yı işgal girişmi sonrası dünya ekonomisinde ve siyasetindeki saflaşmada Türkiye’nin yeri yeniden tartışılıyor, şekilleniyor. Bir süredir bazı sermaye kesimleri, dış politikadaki artan hareketliliği fırsat bilerek, Türkiye’nin Batı ittifakına sadece jeopolitik olarak değil ekonomik olarak da tam anlamıyla ‘dönmesi’ gerektiği yönündeki baskıyı artırıyor. Son olarak TÜSİAD başkanı geçtiğimiz günlerde yaptığı değerlendirme ile Batı’nın ‘safları sıklaştırdığı’ bir döneme girdiğimizi ve ‘tarihi bir kırılma anında’ olduğumuzu ileri sürdü.

Diğer yandan Rusya ile ticari ilişkilerin sürmesi ya da yaptırımlar konusunda ABD başta Çin olmak üzere, ‘tarafsız’ kalmaya çalışan ülkeler üzerindeki baskısını artırıyor. Bu konunun Çin ile ilgili kısmı, çok önemli gelişmelere neden olabilir. Ancak şimdilik bunu bir kenara koysak bile, Türkiye’nin Ukrayna ve Rusya’ya ‘eşit mesafede’ kalma politikasını sürdürmesi giderek zorlaşacak.

Yeni Bir ‘U-Dönüşü’ Mü?

Dış politika alanında bir seçim yapmadan devam etme tavrı, ekonomideki ‘utangaç kalkınmacı’ doğrultu ile uyumlu. Ancak yakında iki alandan birinde daha net tercihler yapılacaksa, bu diğer alanları da etkileyecek kuşkusuz.

Dış politika gündemini bir an için kenara bıraksak bile ekonomide gelinen yer, ekonomi yönetiminin Eylül 2021 sonrasında gerçekleştirdiği aks değişikliği ile girilen yolda daha fazla mesafe alınamacağını gösteriyor.

Bunları biraraya koyduğumuzda 17 Mart TCMB toplantısının önemi giderek artıyor diyebiliriz. PPK toplantısında sürpriz bir faiz artışı kararı gelir mi, faiz artsa bu ortamda bir işe yarar mı gibi konuları bir kenara koysak bile, seçimler yaklaşırken ekonomik doğrultu, büyüme modelinin ne olacağı konuları giderek daha önemli hale gelecek.

Perşembe günkü TCMB toplantısı için ilginç olan uzun süredir ilk kez iki değil üç seçeneğin masada olması.


Fotoğraf: TCMB, https://www.flickr.com/photos/[email protected]

Doç.Dr. Ümit Akçay, 2017'den bu yana Berlin School of Economics and Law'da ders vermektedir. Akçay, Finansallaşma, Borç Krizi ve Çöküş: Küresel Kapitalizmin Geleceği (Ankara: Notabene, 3. baskı, 2019) kitabının ortak yazarı ve Para, Banka, Devlet: Merkez Bankası Bağımsızlaşmasının Ekonomi Politiği (İstanbul: SAV, 2009) ile Kapitalizmi Planlamak: Türkiye’de Planlamanın ve Devlet Planlama Teşkilatının Dönüşümü (İstanbul: SAV, 2007) kitaplarının yazarıdır.

Bu içeriği paylaş: