27 Şubat’ın ilk saatlerinde Rusya’ya karşı finansal yaptırımlarda bir üst seviyeye geçildi. Avrupa Komisyon Başkanı von der Leyen’in Rusya’nın “savaş zırhını kullanması“nı engelleme amaçlı olarak tanımladığı yeni kararlar daha önce hedef alınmış üç bankanın (ve yanına eklenen az sayıdaki finansal kuruluşun) SWIFT sisteminden çıkartılması ve Rusya Merkez Bankası’nın rezervlerini yaptırımları delebilecek şekilde kullanmasının önüne geçilmesi için engellemeleri barındırıyor.

Haber ABD ve Avrupa kamuoyunda büyük adım olarak sunulsa da aslında Rusya finansal sistemi henüz SWIFT’ten koparılmış ve Rusya Merkez Bankası’nın bütün varlıkları dondurulmuş değil.

Böyle sunmak somut adım atıldığı anlamına geleceği için tercih ediliyor, ancak henüz finansal bir savaşın en ileri düzey adımları olarak kabul edilebilecek Rusya’nın bütünüyle finansal izolasyonu kararları alınmadı.

Yaptırımların kademeli şekilde ilerlemesi Batı kamuoyunda bir şey yaptık hissinin yaratılması için elzem, ancak Rusya’nın enerji anlaşmalarını askıya alma ya da koşulları değiştirme yanıtı, Avrupa ekonomisinde ve dolayısıyla birçok komşu bölgede öngörülemez bir oynaklığa, yeni ve büyük bir finansal çalkantıya neden olabilir.

Kiev’deki yönetimi değiştirme kararını aldığı anlaşılan ve yaptırımların orta vadeye yayılacak maliyetini hesaplamış bulunan Putin yönetimi, Avrupa’da politika yapıcıları zorluyor. Rusya’nın küresel kapitalizme bu ölçüde eklemlenmiş olması ve Avrupa’nın enerji bağımlılığı yaptırımların maliyetini öncelikle Avrupa ülkeleri olmak üzere yaptırım uygulayanlar için de artırıyor.

Söz konusu bu iç içe geçmişlik daha büyük çöküşe neden olabilecek yaptırımların ya da saldırganlığın gelmeyeceğini söylemeyi mümkün kılıyor. Ancak savaş koşullarında rasyonel planlar işlemeyeceğinden ve bütün senaryoları geçersiz kılacak gelişme bolluğu nedeniyle bu beklenti yersiz. Diplomasinin alışıldık makamına geçmeden önce beklenmedik bir taksim yapılması ihtimalini savaşın uzaması artıracak. Öncelikle Avrupa ekonomisi (Rusya’yı da katarak) ve takiben dünya ekonomisi büyük bir şokun eşiğine gelmiş bulunuyor.

 

Siyaset Bilimci, araştırmacı ve çevirmen. Doktorasını ODTÜ Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi’nde tamamladı. 2013 yılında Türk Sosyal Bilimler Derneği’nin Genç Sosyal Bilimci ödülüne ve Behice Boran Özel Ödülü’ne layık görüldü. York Üniversitesi'nde araştırmalarını sürdürüyor.

Bu içeriği paylaş: